TAŞHORON KİLİSESİ
Taşhoron Kilisesi
Merkez
Çavuşoğlu Mahallesinde yer alan kilise, 1335 m2’lik alanda 15,90 x
26,40 m. boyutunda dikdörtgen bir plan üzerine kesme taşlarla inşa
edilmiştir. Giriş batı cephesinde yer alan mermerle süslendirilen
kapıdan sağlanmaktadır. Doğuda apsis, apsisin sağında ve solunda
merdivenle çıkılan karşılıklı dört küçük apsis yer almıştır. Kilisenin
batısında yer alan giriş kapısı ve duvarlar üzerinde yer alan pencere
açıklıkları tahribatı önlemek amacı ile yakın zamanda briketlerle
örülerek kapatılmıştır.
Sahın tambura oturtulan büyük bir
kubbe ile kapatılmış, kubbe tuğladan yapılmış, harap durumdadır. Kubbe
dört fil ayağı üzerine oturmaktadır. Kubbenin baskısı doğu, kuzey, batı,
güney eksenleri birbirini dikey kesen dört beşik tonoz tarafından
karşılanmaktadır. Doğuda yer alan apsisin sağında ve solunda merdivenle
çıkılan karşılıklı dört küçük apsis bulunmaktadır. Ön tarafta 12
yardımcı ruhaninin makamını teşkil eden bir alan vardır. Burada mermer
kabartmalı siteller bloke ediliyordu.
Bu kabartmaların çoğu tahrip
edilmiştir. Ayrıca vaftiz odasının duvarları da sökülerek bir taş yığını
haline getirilmiştir. Kubbe tezyinatı merkezden başlamak üzere burgu
motifinin yanı sıra geniş bir çembere ekli sekiz adet demet yer almakta
bunu takip eden sırada yine aynı sayıda kanatlı, uzun, saçlı, kısa kollu
pileli elbisesi olan el ele tutuşmuş birbirine benzeyen ve cepheden
tasvir edilen kadın figürleri (azizeler) bulunmaktadır. Diğer sahnede
azizelerin ayak hizasında aynı şekilde cepheden tasvir edilen erkek
figürleri yer almıştır. Bunlar da el ele tutuşmuş olmalıdırlar. Motifler
bej zemin üzerine kırmızı, siyah boya ile yapılmıştır. Kilisenin
kitabesi fazlaca tahrip olduğundan yazıları okunamamaktadır.
SİLAHTAR MUSTAFA PAŞA KERVANSARAYI
Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı
Silahtar
Mustafa Paşa Hanı, Battalgazi İlçesinin Alacakapı mahallesinde, bugün
Alacakapı denilen Şah Ali Bey mescidinin batısındadır. IV. Murad ‘ın
Silahtarı Mustafa Paşa’nın yaptırmış olduğu bir handır. Burasının
İstanbul’dan Doğu’ya giden yol üzerinde büyük bir geçit yeri olduğu
belirtilmektedir. Evliya Çelebi, ise şunları söylemektedir :
“(Malatya’nın) Kervansarayların en mükellefi Sultan Murad Han makbulü
Silahtar Mustafa Paşa Hanı olup 170 hücreli ve Timur kapulu, kubbelerle
arasta olmuş bir han-ı bi-menenddir. Kapusu üzerinde Tarih’in ahar
mısrai ” Oldu bu han-ı cedid aramgah-ı bi-bedel”dir.
A.Gabriel 1932 senesi Ekim-Kasım
aylarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yaptığı inceleme ve araştırma
gezisinde şu malumatı vermiştir: Kervansaray 68x76 m. Boyutlarında bir
dikdörtgen şeklindedir. Etrafı revaklarla çevrili geniş bir avluya
bakan, üzeri içten kubbelerle örtülmüş büyük bir salonu ihtiva eder.
Salonun büyük bir kısmı sağlam olarak kalmışsa da avluyu çevreleyen
inşaat muhtelif yerlerinden harap olmuştur.
Hanın nihayetinde sağlı sollu
birer muhafız hücresi bulunan üstü tonoz bir giriş kısmı vardır. Avlunun
iç kısmında üzeri mütemadi tonoz revaklar, dış kısmında dükkânlar
bulunur.(Plana göre, hanın ön cephesinde, ana kapının her iki yanında
sekizer, yan cephelerde ise on birer dükkân bulunmakta idi.). Hanın
gerideki kapalı kısmının avluya bakan ön cephesinde üstü mütemadi tonoz
odalar vardır. Kapının her iki yanında altışar adettir. Bunların her
birisi revaklı kısma açılan birer kapı ve pencere, içerisinde ise bir
ocak vardır. Yolcuların bir kısmı burada konaklarlar. Salonun iç
duvarları boyunca birçok ocak ve duvar içerisinde yerleştirilmiş küçük
gömme dolaplar vardır. Binanın kalıntılarından anlaşıldığına göre, yük
hayvanları büyük salonda toplanırlardı. Salon duvarlarının iç tarafı
boyunca hafifçe yükselmiş bloklarda ise bakıcılar ve daha önemsiz
yolcular gecelerler, ocak ateşi ile ısınırlardı.
Hanın iki kitabesi vardır.
Birincisi Alacakapı Camiinde saklanan Cevri mahlasını kullanan Divan-ı
Hümayun kâtiplerinden İbrahim Çelebi’ye ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu
kitabe Hanın giriş kapısı için yazılmış olduğu belirtilmiştir. İkinci
kitabe ise kapalı alan kapısı üzerinde halen de mevcut olan kitabedir ki
Şeyhülislam Yahya Efendi tarafından yazılmıştır.
Hanın inşaatına 1636 senesi
martında başlanmış olduğu, bu tarihlerde Silahtar Mustafa Paşa
tarafından inşaata mutemet tayin olunan Muslu Ağa isminde bir kişi tayin
etmiştir. Hanın inşaatı 1637 yılı sonlarına doğru bitmiştir.(18 Aralık
1637). İnşaat masrafları için harcanan para toplam 3.564.650 kuruşu
bulmuştur.
Hanın cephesinde yontma taştan
yapılmış kemer kapının iki yanında altışar kargir kemer dükkân
bulunmaktadır. Hanın giriş kapısı demirdendir, bunun iç taraflarında her
iki yanda birer oda vardır. Bu giriş kısmını (kapının ) üst tarafında,
duvar içindeki kargir merdivenle çıkılan bir mescit bulunmaktadır. Bu
mescit halen bulunmamakla beraber, yakın zamana kadar mevcudiyetini
muhafaza etmiş olmalıdır ki, halk arasında “altı yol,üstü cami” şeklinde
hafızalarda yer etmiştir.Mescidden bir diğer merdivenle hanın zemin
katına inilmektedir.Burada bulunan bir kapıdan da abdest bozacak kısma
giderler.Burada da beş adet hela, iki abdest alacak musluk vardır.İç
hanın avluya bakan yüzünde de,kapının her iki tarafında altışar oda
vardır.Bunlardan en baştaki bir ocak ve altı dolap yerini,diğerleri
birer ocağı vardır.Her odanın birer demir penceresi vardır.
Eskiden Hanın avlusunda büyük bir su havuzu bulunmakta idi. Han restore edilip ziyarete açılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder